Cascada, doğal formların zarafetiyle şekillenmiş, siyahın asaletiyle taçlanmış bir orta sehpadır. Adını Latince’de “şelale” anlamına gelen Cascadadan alır; çünkü onun formu bir suyun dökülüşündeki özgürlük, akış ve süreklilikten ilham alır. Fakat bu sehpa, sıradan bir şelalenin değil; geceyle gelen, sessizlikle akan, karanlıkla birleşen bir şelalenin hikayesini anlatır.
Cascada, sadece işlevsel bir mobilya değil, yaşam alanınızın merkezinde duran bir heykel, bir meditasyon nesnesidir. O, mekâna konuşmadan derinlik katar; bir ses gibi değil, bir his gibi yayılır.
Zamana karşı direnen, sadeliğiyle iz bırakan, estetiğiyle doğaya dönen bir parça.