Flou Berjer, zamanın içinden süzülüp gelen bir duruşun, geleneksel ustalığın ve maskülen estetiğin bugüne yansımasıdır. Heybetli ama gösterişsiz; iddialı ama abartısız bir karakter taşır.
Kemiksi gövdesi, adeta yüzyıllık bir iskelet gibi zamana meydan okur. Her hat, her açı, bir niyetin sonucudur, korunmak, güçlü kalmak ve aynı zamanda ait hissettirmek. Gövdesi sağlamdır çünkü geçmişten öğrenmiştir; sırtı diktir çünkü taşıdığı hikâyeler ağırdır.
Maskülen ruhu, zarif bir netlikten doğar. Gereksiz hiçbir detay barındırmaz; her çizgi doğrudandır, her kıvrım kendine güvenir.
Flou Berjer, salonun bir köşesinde sadece bir mobilya değildir; o, mekânın merkezine oturan bir tavırdır. Bir koltuk değil, bir duruştur. Kim olduğunu bilenlerin ve bunu sessizce anlatanların sembolüdür.